Susam Kendini Tanıtıyor

Susam2Ben bir su samuruyum. Adım, Susam.

İstanbul’un kuzey ormanlarında yaşıyorum. Burada ben ve ailemle birlikte yaşayan çok sayıda dostum var. Bu çevredeki ormanlar, sulak alanlar, kumullar ve fundalıklar geyiklerin, sansarların, tilkilerin, gelinciklerin, küçük orman kartallarının, alaca balıkçılların, sülünlerin, ördeklerin ve pek çok göçmen kuşun da yuvası.

Kuzey ormanlarını oluşturan kızılçam, kayın, gürgen ve meşe ağaçları ve sayısız bitki çeşidiyle birlikte bizim yaşam alanlarımız da, üçüncü köprü, üçüncü havaalanı, Kanal İstanbul gibi yok edici projelerin; yapılan yeni yerleşim yerleri ve yolların tehdidi altında.

Ben ve eşim belki de pek yakında artık Terkos Gölü’nü besleyen derelerde veya Riva Deresi’nde yaşamımızı sürdürmeye uygun bir yer bulamayacağız. Suyun üzerine sırt üstü yatıp keyif çatamayacağız. Yavrumuzu büyütemeyeceğiz. Çünkü çevremdeki bütün doğal alanları yutarak sürekli genişleyen İstanbul, insanların büyüme ve tüketme hırsı nedeniyle yanı başında başka canlıların yaşayabileceği bir doğa parçasına izin vermeyecek. Bundan hepimiz zararlı çıkacağız. Bizler, evimizi kaybedip, göç edebilecek yer bulamayıp yavrularımızla yok olup giderken; sizler ormandan gelen esintinizi, soluğunuzu ve sağlığınızı kaybedeceksiniz.

Bugün Türkiye’de ve dünyada pek çok canlı kirlettiğiniz hava, su, denizler, toprak ve tohumlar yüzünden ölüyor, can çekişiyor ya da atalarının yaşadığı topraklardan göç etmek zorunda kalıyor.

Oysa kuruttuğunuz dereler, çöpünüzü attığınız denizler, kestiğiniz ormanlar, kimyasallarla bozduğunuz toprak, müdahale ettiğiniz tohumlar, değiştirdiğiniz iklimler, kirlettiğiniz havada bizim de hakkımız var.

Atalarım bana suyun, evimi yaptığım dal parçalarının, yediğim balıkların, bitki köklerinin, soluduğum havanın, arada bir üzerinde oynadığım toprağın kutsal olduğunu öğretti. Daha çok küçükken kutsal olana ihanet etmenin suç olduğunu öğrendim. Yoksa siz unuttunuz mu?

İnsanların doğal varlıklara karşı işlediği suçlarla günahları giderek kabarıyor. İyi ki, bizimle yaşamı paylaşmaya ve haklarımıza saygı göstermeye niyetli bir grup insan var ve yaptıkları çalışmalar neslimizi sürdürebilme umudumuzu biraz olsun artırıyor.

Doğanın Hakları için birlikte mücadele ettiğim Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (YSGP) Doğa Hakları Çalışma Grubu’nun hazırladığı bu kampanya, insanların dikkatini bizim gibi doğal varlıklar üzerinde işlenen günahlara çekiyor. Kampanyamızda Tohum, Toprak, Türler, Orman, Su, Hava/İklim ve Denizlerin haklarının nasıl ihlal edildiğine tanık olacak, insan haklarıyla toprak ananın haklarının nasıl da ayrılmaz bir bütün olduğunu fark edeceksiniz.

Ben de sizin gibi evimi, kuzey ormanlarını kaybetmek istemiyorum.

Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde milyonlarca bitki ve hayvan sizin kalkınma planlarınız ve keyfiniz yüzünden yaşam alanlarını kaybediyor, yok oluyor.

Oysa doğa yoksa, biz de yokuz. Doğayı yok ederseniz, kendi geleceğinizle birlikte bütün canlıların geleceğini de yok edeceksiniz.

Sizi de, YSGP Doğa Hakları Çalışma Grubu ile birlikte doğanın hakları için mücadeleye çağırıyorum.

Susam

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s